Ekran okunmaz, göz atılır

Kimse bir mağazaya ekranlarını okumak için girmez. Göz atar; o bakış bir şey kazandırırsa biraz daha uzun bakar. Ekrandaki her şey bu ilk bakışa göre tasarlanmalı: fark edilecek tek bir şey, hemen okunabilen, insanların gerçekten durduğu yerden.

Bu yüzden baskı ve web alışkanlıkları ekrana olduğu gibi taşınmaz. Bir afiş paragraf taşıyabilir, çünkü insanlar yanına yaklaşabilir. Bir web sitesi sayfa taşıyabilir, çünkü insanlar kendi hızlarında kaydırır. Duvardaki ekran ise hızı onların yerine belirler; üstelik uzaktan ve gözü çeken bir sürü şeyin arasında.

İnsanlar ne kadar bakar? Nerede olduklarına bağlı

Birinin ekran önünde geçirdiği süre, o ekran hakkında bilebileceğiniz en işe yarar bilgidir; birkaç dakika gözlemleyerek kendiniz öğrenebilirsiniz. Mekâna göre çok değişir:

  • Vitrin ve girişler: insanlar yürüyordur. Elinizde bir an var; tek mesaj, tek görsel gösterin.
  • Sıra ve tezgâh: insanlar kısa bir süre bekler ve zaten ne alacaklarını düşünür. Beklerken baştan sona görülebilen kısa bir döngü iyi iş görür.
  • Bekleme salonları ve lobiler: insanlar dakikalarca oturur. Daha uzun bir döngü olur, yeter ki hiçbir şey duvar kâğıdına dönüşecek kadar sık tekrarlanmasın.
  • Koridor ve asansörler: geçerken bir iki saniye. Yön, saat ya da tek bir duyuru.

Gözlemlediğiniz süreyi döngünün ve her karenin uzunluğunu belirlemek için kullanın. İnsanlar yaklaşık bir dakika bekliyorsa, önemli olan her şey o dakika içinde ekrana gelmeli.

Her karede tek mesaj

En sık yapılan hata, tek bir kareye fazla şey koymaktır: bir başlık, bir paragraf, üç fiyat, logo, web adresi ve QR kod. Her biri tek başına makul. Hepsi bir arada olunca hiçbiri öne çıkmaz ve kare, kimse önemli olanı bulamadan geçer.

  • İnsanların aklında kalmasını istediğiniz tek şeye karar verin ve onu karedeki en büyük öğe yapın.
  • Destekleyici metni kısa bir satırla sınırlayın. Daha fazlası gerekiyorsa iki kareye bölün.
  • Logoyu küçük tutun, bir köşeye koyun. İnsanlar nerede olduklarını zaten biliyor.
  • QR kodu yalnızca insanların okutacak kadar yaklaşabildiği yerlere koyun: tezgâh ya da bekleme salonu evet, caddenin karşısından görülen vitrin hayır.

Mesafeye göre yazı boyutu

Dizüstü bilgisayarda büyük görünen bir yazı, odanın öbür ucundan okunmayabilir. Tek güvenilir test gerçek olanıdır: kareyi asıl ekranda açın ve insanların durduğu ya da oturduğu yerden okuyun; en uzak koltuk ve sıranın sonu dahil.

İşe yarayan bir alışkanlık: içeriği küçük bir önizlemede değil, ekranın gerçek boyutunda ve yönünde tasarlayın; asla altına inmeyeceğiniz bir en küçük yazı boyutu belirleyin. Fiyatlar, saatler ve yön tarifleri düşündüğünüzden daha büyük yazılmayı hak eder. O boyutta sığmayan bir şey varsa karede fazla şey var demektir.

Kontrast: en kolay yanlış yapılan kısım

Kontrast, yazının arkasındaki zeminden ne kadar net ayrıldığıdır. Ekranda bu kâğıttakinden de önemlidir; yansımalar, gün ışığı ve bakış açısı işi zorlaştırır. Beyaz üstüne açık gri ya da hareketli bir fotoğrafın üstüne marka rengi, tasarımcının monitöründe iyi görünür, duvarda kaybolur.

W3C'nin Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri (WCAG 2.2), normal metin için en az 4.5:1, büyük metin için 3:1 kontrast oranı öngörür. Bu yönergeler web için yazılmıştır ama ekranlar için de sağlam bir başlangıç noktasıdır; ücretsiz kontrast ölçüm araçları herhangi iki rengi sizin için ölçer.

  • Yazıyı doğrudan fotoğrafın üstüne değil, düz bir alana ya da tek renk bir şeridin üstüne koyun.
  • Yazı mutlaka fotoğrafın üstünde olacaksa arkasındaki alanı koyulaştırın ya da bulanıklaştırın.
  • Anlamı yalnızca renge bırakmayın; indirimli fiyatı sadece kırmızıyla değil, bir kelime ya da işaretle de belirtin.
  • Ekranı günün en aydınlık saatinde, parlamanın en güçlü olduğu anda kontrol edin.

Yazı tipi ve hareket

Harf biçimleri net, sade ve sağlam yazı tipleri seçin; süslü yazı tiplerini bir iki kelimeye saklayın. İnce kalınlıklar yakından zarif görünür, uzaktan kaybolur; normal ile kalın arası ağırlıklar ayakta kalır. Tüm ekranlarınızda bir ya da iki yazı tipiyle yetinin ki aynı markaya ait oldukları belli olsun.

Hareket göz çeker; tam da bu yüzden ölçülü kullanılmalı. Kareler arasında yumuşak bir geçiş ya da tek bir alanda kısa bir video işe yarar. Uçarak gelen, dönen ya da yanıp sönen yazılar, okunabilmek için önce durulmalarını beklemeye zorlar; klinik gibi sakin bir yerde de huzursuzluk verir. Kayan yazı, okunacak kadar yavaş aktığı sürece kısa haberler ve duyurular için uygundur.

Tazeleyin, yoksa duvar kâğıdına döner

İyi içerik bile defalarca görüldükten sonra görülmez olur. Müdavimler, personel ve her hafta aynı salonda bekleyenler hiç değişmeyen bir döngüye bakmayı bırakır.

  • Kampanya ve mesajları birkaç haftada bir değiştirin.
  • İçerik günün saatine uysun; sabah ve akşam gelenler kendileriyle ilgili olanı görsün.
  • Canlı bir şey ekleyin: saat, hava durumu, bir sonraki sefer, bir etkinliğe geri sayım. Canlı bilgi, insanlara yeniden bakmak için bir sebep verir.

Jonza'da saat, hava durumu, haberler, geri sayım ya da çalışma saatleri gibi canlı widget'lar içeriğinizin üstünde durur ve kendini günceller; ekran kimse dokunmadan güncel kalır.

Kısacası

İlk bakış için tasarlayın: her karede tek mesaj, büyük yazı, güçlü kontrast, sakin hareket. İnsanların gerçekte ne kadar baktığını öğrenin ve döngünüzün uzunluğunu buna göre belirleyin. Sonra önemli olan tek testi yapın: müşterinizin durduğu yerde durun ve ekranı onun gibi okuyun. Siz duraksıyorsanız, o yürüyüp geçer.

Destek isterseniz ekibimiz ekranlarınızı uzaktan kurar ve ilk günden kolay okunan bir içerik setini birlikte hazırlamanıza yardım eder.